Bir Hazin Hürriyet Ellerinize Ve Yalana Dair Butun
taslar gibi vekarli, Fevkalade memnunum dünyaya geldi?ime , NAZIM HİKMET RAN .
.
Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu, bir lokma bile
tatmadan yoğurursun
bütün nimetlerin hamurunu.
Büyük hürriyetinle çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı
Karun etmek hürriyetiyle hürsün!
Sen doğar doğmaz dikilirler tepene,
işler ömrün boyunca durup dinlenmeden yalan
değirmenleri,
büyük hürriyetinle parmağın şakağında düşünürsün vicdan
hürriyetiyle hürsün!
Başın ensenden kesik gibi düşük, kolların iki yanında upuzun,
büyük hürriyetinle dolaşıp durursun,
işsiz kalmak hürriyetiyle hürsün!
En yakın insanınmış gibi verirsin memleketini, günün birinde,
mesela,
Amerika'ya ciro ederler onu seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle hürsün!
Yapışır yakana kopası elleri Valstrit'in, günün birinde, diyelim ki,
Kore'ye gönderilebilirsin, büyük hürriyetinle bir çukura
doldurulabilirsin, meçhul asker olmak hürriyetiyle hürsün!
Bir alet, bir sayy, bir vesile gibi de?il insan gibi ya?amalyyyz dersin,
büyük hürriyetinle basarlar kelepçeyi,
yakalanmak, hapse girmek, hatta asylmak hürriyetinle hürsün
Ne demir, ne tahta, ne tül perde var hayatynda, hürriyeti seçmene
lüzum yok hürsün.
Bu hürriyet hazin ?ey yyldyzlaryn altynda.
Nazym Hikmet 1951
Ben Senden Önce Ölmek İsterim Ben
senden once olmek isterim. Gidenin arkasindan gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu.
Iyisi mi,beni yaktirirsin, odanda ocagin ustune korsun
icinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun,
seffaf, beyaz camdan olsun
ki icinde beni gorebilesin
Fedakarligimi anliyorsun : vazgectim toprak olmaktan,
vazgectim cicek olmaktan
senin yaninda kalabilmek icin. Ve toz oluyorum
yasiyorum yaninda senin. Sonra, sende olunce
kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yasariz
kulumun icinde kulun ta ki bir savruk gelin
yahut vefasiz bir torun bizi ordan atana kadar...
Ama biz o zamana kadar o kadar karisacagiz
ki birbirimize, atildigimiz coplukte bile zerrelerimiz
yan yana dusecek.
Topraga beraber dalacagiz. Ve bir gun yabani bir cicek
bu toprak parcasindan nemlenip filizlenirse sapinda muhakkak
iki cicek acacak : biri sen
biri de ben. Ben
daha olumu dusunmuyorum. Ben daha bir cocuk doguracagim
Hayat tasiyor icimden. Kayniyor kanim.
Yasayacagim, ama cok, pek cok, ama sen de beraber.
Ama olum de korkutmuyor beni. Yalniz pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze seklini. Ben olunceye kadar da
Bu duzelir herhalde.
Hapisten cikmak ihtimalin var mi bugunlerde?
Icimden bir sey : belki diyor.
Nazim Hikmet
18 Subat 1945
Büyük İnsanlık
Buyuk insanlik gemide guverte yolcusu
tirende ucuncu mevki
sosede yayan
buyuk insanlik.
Buyuk insanlik sekizinde ise gider
yirmisinde evlenir
kirkinda olur
buyuk insanlik.
Ekmek buyuk insanliktan baska herkese yeter
pirinc de oyle
seker de oyle
kumas da oyle
kitap da oyle
buyuk insanliktan baska herkese yeter
Buyuk insanligin topraginda golge yok
sokaginda fener
penceresinde cam
ama umudu var buyuk insanligin
umutsuz yasanmiyor.
1958
Nazim Hikmet
hapiste soylenen butun turkuler gibi kederli,
butun yuk hayvanlari gibi battal, agir
ve ac cocuklarin dargin yuzlerine benziyen elleriniz.
Arilar gibi hunerli, hafif, sutlu memeler gibi yuklu,
tabiat gibi cesur
ve dost yumusakliklarini hasin derilerinin altinda gizleyen elleriniz.
Bu dunya o"kuzun boynuzunda degil,
bu dunya ellerinizin ustunde duruyor.
Ve insanlar, ah, benim insanlarim, yalanla besliyorlar sizi,
halbuki acsiniz, etle, ekmekle beslenmege muhtacsiniz.
Ve beyaz sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasiya,
gocup gidersiniz bu her dali yemis dolu dunyadan.
insanlar, ah, benim insanlarim,
hele Asyadakiler, Afrikadakiler,
Yakin Dogu, orta Dogu, Pasifik adalari
ve benim memleketlilerim,
yani butun insanlarin yuzde yetmisinden cogu,
elleriniz gibi ihtiyar ve dalginsiniz,
elleriniz gibi merakli, hayran ve gencsiniz.
Insanlarim, ah, benim insanlarim,
Avrupalim, Amerikalim benim,
uyanik, atak ve unutkansin ellerin gibi,
ellerin gibi tez kandirilir,
kolay atlatilirsin...
Insanlarim, ah, benim insanlarim, antenler yalan soyluyorsa,
yalan soyluyorsa rotatifler, kitaplar yalan soyluyorsa,
beyaz perdede yalan soyluyorsa ciplak baldirlari kizlarin,
dua yalan soyluyorsa, ninni yalan soyluyorsa,
ruya yalan soyluyorsa,
meyhanede keman calan yalan soyluyorsa,
yalan soyluyorsa umutsuz gunlerin gecelerinde ayisigi,
soz yalan soyluyorsa, ses yalan soyluyorsa,
ellerinizden gecinen
ve ellerinizden baska her sey
herkes yalan soyluyorsa,
elleriniz balcik gibi itaatli, elleriniz karanlik gibi ko"r,
elleriniz coban kopekleri gibi aptal olsun,
elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir kaldigimiz
bu o"lu"mlu", bu yasanasi dunyada
bu bezirgAn saltanati, bu zulum bitmesin diyedir.
Nazim Hikmet
Ekmek, Hürriyet
topra?yny,aydynly?yny,kavgasyny ve ekme?ini seviyorum.
Kutrunun ölçüsünü santimine kadar bilmeme ra?men
ve meçhulüm de?ilken güne?in yanynda oyuncakly?y
dünya,inanylmayacak kadar büyüktür benim için.
Dünyayy dola?mak,
görmedi?im balyklary,yemi?leri,yyldyzlary görmek isterdim.
Halbuki ben
yalnyz yazylarda ve resimlerde yaptym Avrupa yolculu?umu.
Mavi pulu Asya'da damgalanmy? bir tek mektup bile almadym.
Ben ve bizim mahhelle bakkaly
ikimiz de kuvvetle meçhulüz Amerika'da.
Fakat ne zarar,
Çin'den Yspanya'ya,Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mil bahride,her kilometrede dostum ve dü?manym var.
Dostlar ki bir kerre bile selamla?madyk
ayny ekmek,ayny hürriyet,ayny hasrat için ölebiliriz.
Ve dü?manlar ki kanyma susamy?lar,kanlaryna susamy?ym.
Benim kuvvetim:
bu büyük dünyada yalnyz olmamakly?ymdyr.
Dünya ve insanlary yüre?imde syr
ilmimde muamma de?ildirler.
Ben kurtaryp kellemi nida ve sual i?aretlerinden,
büyük kavgada
açyk ve endi?esiz
girdim safyma.
Ve dy?ynda bu safyn
toprak ve sen
bana kafi gelmiyorsunuz.
Halbuki sen harikulade güzelsin
toprak sycak ve güzeldir.